Bilgi Edinme :+90 212 572 0034

Simple Past Tense , Past Continuous Tense

Simple Past Tense , Past Continuous Tense Hakkında

Dİ'Lİ GEÇMİŞ VE GEÇMİŞ ZAMANIN HİKAYESİ

1 –   İngilizce Özel ders ( Bireysel – İngilizce Özel ders )
2 –   İngilizce Özel ders – 4 kişilik gruplarla yapılan  İngilizce Özel ders )

While I was going to art gallery , I saw one of my old friends in the street : Sanat galerisine giderken yolda eski arkadaşlarımdan birini gördüm.
I was studying my lessons as my sister was listening to music. Kız kardeşim müzik dinlerken ben  derslerime  çalışıyordum.
Just as I was going out , one of my friends  came : Tam evden dışarı çıkarken arkadaşlarımdan biri geldi.
As he was having a shower last night,his phone rang:Dün duş alırken,telefonu çaldı.

When the inspector came into the classroom,Nora was making a presentation about lesson.Müfettiş sınıfa girdiğinde,Nora dersle ilgili bir sunum yapıyordu.

When the police arrived at the bank,burglars were opening the case.Polis bankaya vardığında,hırsızlar kasayı açıyordu.

While we were all watching the television,the electric lights suddenly went off:Hepimiz televizyon izlerken,birdenbire elektrikler gitti.

Just as I was depositing some money into my bank account,my father called me back.Banka hesabıma tam para yatırırken,babam beni geri aradı.

As John was jogging in the morning,he hurt his ankle.

While I was looking out yesterday,children were fighting each other in the street:Dün dışarı bakarken,çocuklar sokakta birbirleriyle kavga ediyordu.

When my father arrived at home last night, I was reading a book in my room:Dün gece babam eve geldiğinde,ben odamda kitap okuyordum.

While they were having breakfast, I was listening the radio:Onlar kahvaltı yaparken,ben radyo dinliyordum

My father found some money on the floor just as he was wearing his jacket:Tam babam ceketini giyerken,yerde para buldu.

While a commander was searching the accident,he was martyred:Komutan kazayı incelerken,şehit oldu.

When I went to picnic, It was raining heavily:Biz pikniğe gittiğimizde yoğun biçimde yağmur yağıyordu.

I began to cough while I was smoking a pipe : Pipo içerken öksürmeye başladım.

An interesting news drew my attention while  I was checking my e-mails:Maillerimi kontrol ederken,ilginç bir haber dikkatime çekti.

We celebrated him just as Tom was taking his diploma:Tom tam diplomasını alırken,biz onu kutladık.

My mother was doing housework when the guests visited us:Misafirler bizi ziyaret ettiğinde annem ev işi yapıyordu.

When Prime Minister arrived at airport,demonstration was going on:Başbakan havaalanına vardığında,gösteri devam ediyordu.

The events began in the Middle East as The USA was struggling with earthquake taking part in the west of the USA:ABD, batısında meydana gelen depremle mücadele ederken Orta Doğu'da olaylar başladı.

Employers were seeking qualified employees while the students who graduated from university were looking for a good job:Üniversiteden mezun olan öğrenciler iyi bir iş ararken,işverenler nitelikli elemanlar arıyordu.

Some of the students left the hall as professor was making a speech:Profesör bir konuşma yaparken,öğrencilerin bazısı salonu terk etti.

Simple Past Tense , Past Continuous TenseWhile they were building the blocks of flat near the river, they didn't notice that there was soft soil:Onlar nehir yakınında blok daireler inşa ederken toprağın yumuşak olduğunu fark etmediler.

Everybody was watching the planes flying in the sky when the bomb explosed:Bomba patladığında herkes gökyüzünde uçan uçakları seyrediyordu.

Members who attented the meeting yesterday was having their lunch when some people protested them:Bazı insanlar onları protesto ettiğinde dün toplantıya katılan üyeler öğle yemeklerini yiyiyorlardı.

While I was watching the children who was playing in the park,suddenly an accident happened :Parkta oyun oynayan çocukları izlerken,birdenbire kaza oldu.

No Comments Yet.

Leave a reply

web tasarim