Bilgi Edinme :+90 212 572 0034

ADVERBIAL CLAUSE OF REASON

ADVERBIAL CLAUSE OF REASON HAKKINDA BİLGİ

SEBEP İFADE EDEN CÜMLELER

ADVERBİAL CLAUSE OF REASON

1 –   İngilizce Özel ders ( Bireysel – İngilizce Özel ders )
2 –   İngilizce Özel ders – 4 kişilik gruplarla yapılan  İngilizce Özel ders )

BECAUSE : çünkü, ..diği için

Müge didn’t come to school because she was sick.

Because she was sick, Müge didn’t come to school.

Müge hasta olduğu için okula gelmedi.

The poor man died because he had lost a lot of  blood.

Çok kan kaybetmiş olduğu için zavallı adam öldü.

The Prime Minister was very angry because he had been defeated in the
election.

Seçimde yenilmiş olduğu için Başbakan çok kızgındı.

Because she was intelligent, Lisa understood the subject easily.

Zeki olduğu için Lisa konuyu kolayca anladı.

I wasn’t able to sleep because the hotel was very noisy.

Otel çok gürültülü olduğundan uyuyamadım.

No buses were running because there was a strike.

Grev olduğundan hiçbir otobüs çalışmıyordu.

FOR

for ile başlayan yan cümlecik (adverbial clause of reason) hiçbir zaman cümlenin
başında kullanılmaz.

I visited my friends for I was leaving Turkey for Saudi Arabia.

Suudi Arabistan’a gitmek üzere Türkiye’den ayrıldığım için arkadaşlarımı ziyaret ettim.

We stayed at home for it was raining cats and dogs.

Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdığından evde kaldık.

Naturally we couldn’t stay at the Hilton Hotel, for we couldn’t afford it.

Elbette Hilton Oteli’nde kalamazdık, çünkü buna gücümüz yetmiyordu.

I won’t buy that car for it uses too much petrol.

Şu arabayı satın almayacağım çünkü çok benzin yakıyor.

The policeman gave me a ticket for I was driving my car very fast.

Polis bana ceza kesti çünkü otomobilimi çok hızlı kullanıyordum.

ADVERBIAL CLAUSE OF REASON

AS : ..diği için, .. dığından

We decided to go by taxi as we were late.

Geç kaldığımız için taksi ile gitmeye karar verdik.

As he was afraid of catching cold, he remained indoors.

Soğuk almaktan korktuğu için evin içinde kaldı.

As they had no money, they couldn’t take a vacation.

Paraları olmadığından tatil yapamadılar.

As Selda spent four years in France, she speaks excellent French.

Selda Fransa’da dört yıl geçirdiğinden mükemmel Fransızca konuşuyor.

As we were exhausted, we went to bed at once.

Çok yorgun olduğumuz için derhal yattık.

I am not hungry now as I have had my breakfast.

Kahvaltı yaptığım için şuan aç değilim.

SİNCE : ..diği için, .. dığına göre

I shall go to bed early since there is nothing on TV.

Since there is nothing on TV, I shall go to bed early.

Since you were very busy, I didn’t come to your house.

Çok meşgul olduğun için evine gelmedim.

Since there are no buses, we shall have to walk to the hotel.

Otobüs olmadığına göre otele yürümek zorunda kalacağız.

Since I didn’t want to break her heart, I didn’t say a word.

Onun kalbini kırmak istemediğim için bir kelime bile söylemedim.

Since I was in the same class as George, I know him very well.

George ile aynı sınıfta olduğum için onu iyi tanırım.

Since you don’t work hard, you can’t expect to succeed.

Mademki çok çalışmıyorsun başarı kazanmayı bekleyemezsin.

ADVERBIAL CLAUSE OF REASON

SEEİNG THAT :  ..dığı için, .. dığına göre

We walked very carefully seeing that the stones were slippery.

Seeing that the stones were slippery, we walked very carefully.

Taşlar kaygan olduğu için çok dikkatli yürüdük.

Seeing that the weather was very bad, we decided not to go to the cinema.

Hava çok kötü olduğu için sinemaya gitmemeye karar verdik.

Seeing that the bus was very crowded, I offered my seat to an old woman.

Otobüs çok kalabalık olduğundan yerimi yaşlı bir kadına verdim.

Seeing that it is raining, we had better not play tennis.

Yağmur yağdığına göre tenis oynamasak daha iyi olur.

Seeing that everybody is going home, I suppose we had better go home, too.

Herkes evine gittiğine göre zannedersem biz de gitsek iyi olur.

ADVERBIAL CLAUSE OF REASONNOW (THAT) :  ..dığı için, .. dığına göre, madem ki

now that ile başlayan yan cümlecikler bazen bir eylemin ne zaman yapıldığını
da gösterirler.

I shall play the piano now(that) I have finished my work.

Now that I have finished my work, I shall play the piano

İşimi bitirdiğim için piyano çalacağım.

The days are becoming shorter now that winter is approaching.

Kış yaklaştığı için günler kısalıyor.

Who will look after the children now that their mother and father are dead?

Çocukların annesi ve babası öldüğüne göre onlara kim bakacak?

Now that we have won the game, we may have a party tonight.

Maçı kazandığımıza göre bu gece bir parti verebiliriz.

David won’t need so much money now that he is living at home.

David evde yaşadığına göre o kadar çok paraya ihtiyacı olmaz.

ADVERBIAL CLAUSE OF REASON

AS LONG AS/ SO LONG AS : ..dığı için, .. dığına göre, madem ki

As long as you are going , I will go, too.

Sen gittiğine göre ben de gideceğim.

So long as you are here, let’s talk about the plans for the next meeting.

Madem ki buradasınız gelecek toplantının ayrıntılarını konuşalım.

So long as you are going there, could you pass them a word ?

Madem ki oraya gidiyorsun, benim için onlara bir haber iletir misin?

We had better forget about it as long as the others won’t help.

Madem ki diğerleri yardım etmeyecek bunu unutsak iyi olur.

IN THAT : çünkü, ..dığı için

I couldn’t understand what Ayşe wanted to say, in that her answer to the
question was very wague.

Ayşe’nin ne söylemek istediğini anlayamadım, çünkü soruya vermiş olduğu yanıt
çok belirsizdi.

I couldn’t understand him in that he spoke hesitantly.

Duraksayarak konuştuğundan onu anlayamadım.

I am in a very difficult position, in that I have been offered three jobs and they
all sound pretty good.

Çok zor bir durumdayım çünkü bana üç iş önerildi ve hepside çok iyi görünüyor.

WHEN : SİNCE : .. dığına göre, ..meyince

How can I help them when they won’t listen to me ?

Beni dinlemediklerine göre onlara nasıl yardım edebilirim ?

Haw can I ever got a job in London when I can’t remember any English ?

Hiçbir İngilizce hatırlayamadığıma göre nasıl Londra’da bir iş bulabilirim ?

ADVERBIAL CLAUSE OF REASON

OWING (DUE) TO THE FACT THAT : ...dığından, nedeniyle

I couldn’t see my friend due to the fact that I had to catch my plane.

Uçağıma yetişmek zorunda olduğum için arkadaşımı göremedim.

My friend lost all his money due to the fact that he made very poor investment.

Çok kötü yatırımlar yaptığından arkadaşım bütün parasını kaybetti.

Nobody thought he would win the election second time, due to the fact that
he hadn’t been able to stop inflation.

Enflasyonu durduramamış olması nedeniyle, kimse onun ikinci bir kez seçimi
kazanacağını düşünmüyordu.

The room was in complete darkness, owing to the fact that the electric light
had been short-circuited.

Elektrik ışığında kısa devre olduğundan oda tamamen karanlıktı.

BY VIRTUE OF THE FACT THAT :  ..dığından, nedeniyle

My sister couldn’t pass the exam by virtue of the fact that she didn’t study enough.

Yeteri kadar çalışmadığından kızkardeşim sınavda başarı kazanamadı.

The workers went on strike by virtue of the fact that their wages were very low.

Ücretleri düşük olduğundan işçiler grev yaptılar.

BY REASON OF THE FACT THAT : ..dığından, nedeniyle

My father never talks too much by reason of the fact that he shutters.

Babam kekelediği için çok konuşmaz.

The speech that my father delivered at the meeting was a great success by reason
of the fact that he had prepared it a long time ago.

Uzun zaman önce hazırlamış olduğu için babamın toplantıda yaptığı konuşma
büyük başarı idi.

ON ACCOUNT OF THE FACT THAT :  ..dığından, nedeniyle

On account of the fact that the country was at war, all men were drafted.

Ülke savaşta olması nedeniyle bütün erkekler askere çağrıldı.

ADVERBIAL CLAUSE OF REASON

PARTICIPLE LARIN KULLANILIŞI :

ADVERBIAL CLAUSE OF REASONpresent participle ve perfect participle lar neden gösteren cümlecikleri
başka bir biçimde dile getirmek için kullanılırlar.

Present Participle : studying, writing

Perfect Participle : having studied, having written

Being sick, my father stayed at home.

Hasta olduğu için babam evde kaldı.

Feeling tired, Aylin went to bed early.

Aylin went to bed early because she felt tired.

Aylin kendini yorgun hissettiği için erken yattı.

Feeling sorry for the old man, I gave him all the change in my pocket.

Yaşlı adama acıdığım için cebimdeki bütün bozuk parayı verdim.

Having heard the weather report, Ayşe decided to take an umbrella.

Ayşe decided to take an umbrella because she had heard the weather report.

Ayşe hava raporunu işitmiş olduğu için yanına şemsiye almaya karar verdi.

Having become absorbed in the TV programme, Hüseyin forgot his appointment

Hüseyin televizyon programına dalmış olduğu için randevusunu unuttu.

Having said that, youu offended almost everyone in the room.

Bunu söylemekle odadaki herkesi gücendirmiş oldun.

Being unable to help her in any other way, I gave her some money.

Ona başka bir şekilde yardım edemediğimden biraz para verdim.

Being very busy, I telephoned and said I coudn’t come

Çok meşgul olduğumdan telefon edip gelemeyeceğimi söyledim.

Having finished all my letters, I had a drink and went out.

Bütün mektuplarımı bitirmiş olduğumdan bir içki içip dışarı çıktım.

Not knowing what to do, I telephoned the police.

Ne yapacağımı bilmediğimden polise telefon ettim.

Being so ill, he can’t go back to work yet.

Çok hasta olduğundan henüz işe gidemez.

Feeling very lonely, I invited my friend to my house.

Kendimi çok yalnız hissettiğimden arkadaşımı evime davet ettim.

 ADVERBIAL CLAUSE OF REASON

No Comments Yet.

Leave a reply

web tasarim