Bilgi Edinme :+90 212 572 0034

ADVERBIAL CLAUSE OF PLACE

ADVERBIAL CLAUSE OF PLACE HAKKINDA BİLGİ

YER ( MEKAN ) BİLDİREN CÜMLELER

1 –   İngilizce Özel ders ( Bireysel – İngilizce Özel ders )
2 –   İngilizce Özel ders – 4 kişilik gruplarla yapılan  İngilizce Özel ders )

WHERE :  ...dığı yerde, …dığı yere

I want to live where the climate is mild.

İklimin ılıman olduğu yerde yaşamak istiyorum.

Helen will wait for us where I saw you yesterday.

Helen bizi, dün seni gördüğüm yerde bekleyecek.

My sister would like to live where there are many people.

Kızkardeşim birçok insanın bulunduğu yerde yaşamak istiyor.

I will take you where I found the children.

Sizi çocukları bulduğum yere götüreceğim.

The government has raised the taxes where you live now.

Hükümet şimdi sizin yaşadığınız yerde vergileri arttırdı.

You should stay where you are.

Olduğunuz (bulunduğunuz) yerde kalmalısınız.

The house stands where the three roads meet.

Ev üç yolun buluştuğu yerdedir.

I hid the pistol where I thought no one could find it.

Tabancayı hiç kimsenin bulamayacağını zannettiğim yere sakladım.

The children were playing where the accident had happened.

Çocuklar kazanın olduğu yerde oyun oynuyorlardı.

The church was built where there had once been a Roman bath.

Kilise bir zamanlar bir Roma hamamının bulunduğu yerde yapıldı.

Some villagers were working near where the lion was sleeping.

Bazı köylüler arslanın uyuduğu yere yakın bir yerde çalışıyorlardı.

The children remained where I left them.

Çocuklar kendilerini bıraktığım yerde kaldılar.

WHEREVER : her nerede, her nereye

Mary makes friends wherever she goes.

Wherever she goes, Mary makes friends.

Mary her nereye giderse arkadaş edinir.

You can go wherever you like .

Nereye istersen oraya gidebilirsin.

The dog followed wherever my father went.

Köpek, babam nereye gittiyse onu takip etti.

Wherever else you go, you mustn’t forget to visit İstanbul.

Başka nereye giderseniz gidin İstanbul’u ziyaret etmeyi unutmamalısınız.

We saw many interesting things wherever we went.

Nereye gittiysek bir çok ilginç şey gördük.

You may put the books wherever you want.

Nereye istersen kitapları oraya koyabilirsin.

You may park your car wherever you like.

Nereye istersen arabanı oraya park edebilirsin.

ADVERBIAL CLAUSE OF PLACEVERYWHERE/ EVERY PLACE : her yerde, her yere

I enjoyed myself very much everywhere I went in Paris.

Paris’te her gittiğim yerde çok eğlendim.

We saw many things neglected everywhere we inspected.

Teftiş ettiğimiz her yerde ihmal edilmiş birçok şey gördük

Everywhere we visited, we saw many unusual things.

Ziyaret ettiğimiz her yerde bir çok alışılmamış şey gördük.

We asked for information every place we stopped.

Durduğumuz her yerde bilgi istedik.

Every place we visited, the people stared at us strangely.

Ziyaret ettiğimiz her yerde insanlar bize tuhaf tuhaf bakıyorlardı.

ANYWHERE/ANYPLACE : nerede olursa olsun, herhangi bir yere (yerde)

You can sit anywhere you like.

Nereye istersen oraya oturabilirsin.

The little dog would run anyplace they called him.

Küçük köpek çağrıldığı her yere koşardı.

She doesn’t want to go anywhere she has enemies.

O düşmanlarının olduğu hiçbir yere gitmek istemiyor.

 

No Comments Yet.

Leave a reply

web tasarim